Category Archives: Öykülerim

Tersine Giden Tren

Kara Tren Hikayeleri’nden…. Hani “Ada (Adapazarı) Ekspresi” yerine “Sakarya Ekspresi”ne binip İzmit’e kadar gitmiştim ya. Trenleri karıştırmamın bir günlük programımı altüst ettiğini o gün çektiklerimi sizinle paylaşmıştım. Bugün de size benim gibi yolunu şaşırmış bir zavallı amca ve zavallı eşini … Okumaya devam et

Öykülerim, Günlük içinde yayınlandı | Yorum bırakın

İffet

 Beşiktaş sahillerinde gezdikten sonra sahilde bulunan bir özel üniversitenin İBB ile birlikte yaptıkları Sahil Cafe’ye oturdu. Biraz da dinlenmeliydi. Kolundaki çantadan çıkardığı küçük bir bilgisayara bir küçük modem aparatını takıp internete bağlandı. Yöneticisi olduğu paylaşım grubuyla ilgili biraz düzenleme yapması … Okumaya devam et

Öykülerim içinde yayınlandı | Yorum bırakın

NerGis

Aşk-Hüzün ve Hazin Bir Roman.. Yeniden.. Pek Yakında …

Öykülerim içinde yayınlandı | Yorum bırakın

GEBZE – HAREM MİNİBÜSLERİ Mİ SAKARYA EKSPRESİ Mİ?

Kara Tren Hikayeleri’nden…. Başlıkta bahsi geçen iki toplu taşıma aracı arasına bir bağ kurabileniniz var mı? Gebze-Harem minibüsleri ile Sakarya Ekspresi arasındaki ilişkiyi “kelalaka” olarak kabul edenler, benim hikayemi okuyunca nasıl bir ilgi olduğunu anlayabileceklerdir.

Öykülerim içinde yayınlandı | 1 Yorum

Sınav Teri

Bu soruyu mutlaka cevaplamalıydı. Kendisi için çok önemli bir şeydi bu. Tüm soruları doğru çözdüğüne inanıyordu. Bu soruyu da doğru cevaplarsa sınavda birinci olacak gibi bir his kaplamıştı içini.. Yanlış cevaplarsa belki de sınavı kaybedecekti. Aslında tüm sorulara bu titizlikle … Okumaya devam et

Öykülerim içinde yayınlandı | 5 Yorum

Ölüme Sıkılan Kurşun (Kar ve Tebeşir)

Hanginiz, bir yolda ölümü burnunuzun dibinde hissettiniz? Hanginiz “orda ölüm var” denildiğinde bile bile yürüdünüz? Ve oradan elinizi kolunuzu sallaya sallaya yürüyüp gittiniz? Hanginiz ölüme kurşun sıktınız? Bembeyaz kefeniyle gelen ölüme…

Öykülerim içinde yayınlandı | 7 Yorum

Çörekotu

Kara Tren Hikayeleri’nden…. Ankara’dan son anda yetiştiği trenle İstanbul’a dönüyordu. Trene kendini zar zor atmıştı. Bir bileti de yoktu. Kapıda karşılaştığı kondüktöre bir yer olup olmadığını sordu. Biletçi “Eskişehir’e kadar 3. vagona geç, kapı dibindeki koltuğa otur” demişti. Geçip yerine … Okumaya devam et

Öykülerim içinde yayınlandı | Yorum bırakın