Ömrümüze Astronomik Bir Bakış

İnsanoğlu, ömrünün kısalığını, adeta bir gözün açılıp kapanması kadar olduğunu çok geç anlıyor. Hep kendini ölümsüz sanıyor. Bu gerçeği her şey bitince, tabut üzerinde mezarın yolunu tutunca ancak anlayabiliyor. Ne yazık ki o zaman da iş işten geçmiş oluyor.

İnsanın ömrünü yaşadıkları günlerle ve yıllarla değil, dünyanın yaşıyla kıyaslamak gerekir. Dünya’nın yaşı ile ilgili bilimsel tez: “Zirkonyum kristalleri üzerinde yapılan radyometrik tarihlendirme dünyanın en azından 4,40 milyar yaşında olduğunu ortaya çıkarmıştır.” Şimdi Dünya’nın yaşı ile insanın yaşını kıyaslayın bakalım. Oranını hesaplarsanız benim bir göz açıp kapatmak diye sözünü ettiğim sürenin bile ne kadar iyimserce olduğunu anlayacaksınız. İnsanoğlunun ömrünün bir yılına karşılık gelen rakam, dünyanın ömründe milyonlardır.

Asıl şoku orada değil, asıl şoku zaman mevhumunun gerçekte ne olduğunu düşündüğümüz zaman yaşayacağız. Zaman nedir? Ne kadar uzundur? Bunu düşündükçe gerçeklerin farkına varacağız. Zaman ölçüsünü Dünya’nın bir gezegen olarak etrafında döndüğü Güneş’le kıyaslayalım. Çok basit bir deyişle, Dünya’nın kendi etrafında dönmesinden gece ve gündüzler, Güneş’in etrafında dönmesinden de yıllar meydana gelir. Dünya’nın 4,5 milyar sene olduğu hesaplanırsa güneş etrafında kaç tur attığını hesaplama size düşer. Peki, Dünya ne kadar büyükmüş ona bakalım bir de. Dünya’nın büyüklüğü 510.072 milyon kilometre kare olarak hesaplanmış. Gezegenimizin etrafında döndüğü yıldız olan Güneş ise Dünya’nın 332.946 katı olarak hesaplanıyor.

Dünya’nın büyüklüğü ile Güneş’in büyüklüğünü rakamlarla karşılaştırdık. Güneş Sistemi dediğimiz; Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün’den oluşan sistem. Dünya da bu sistem içinde yer alan bir cisim. Güneş sistemi, gezegenler, toz halindeki gök cisimleri ve varlıkları henüz tespit edilememiş milyarlarca küçük gök cisminden oluşur. Güneş sistemi, kendisine benzeyen daha büyük sistemlerle birlikte bir galaksileri oluşturmaktadır. Samanyolu Galaksisini. “Güneş Sistemi’miz son 4,5 milyar yıldır Samanyolu Galaksisinin spiral kolları arasındaki sabit yörüngesinde konumunu devam ettirmektedir.” diyor bilim insanları. Yani bu galakside sürekli devinim halinde sayısız sistemler vardır. Bizim Dünya’mız nasıl kendi etrafında ve güneşin etrafında dönüyorsa, bütün sistemler de öyle hareket edip dururlar.. “Her biri bir yörüngede yüzmektedir.” diyor Kur’an-i Kerim. (Yasin,40) Yani biz nasıl hareket ediyorsak diğer gezegenler ve yıldızlar da öylece akıp gitmektedirler. Bilim de bunu doğrulamaktadır.  Öyleyse tekrar düşünmeye başlayalım zaman mevhumunu.

Biz zamanı, Dünya’nın kendisinin ve Güneş’in etrafındaki hareketlerine göre hesaplıyoruz. Peki, Dünya’dan yüzlerce kat büyük olan Güneş’in, yine Dünya’dan çok büyük olan diğer gezegenlerden oluşan tüm sistemi ile döndüğünü düşünelim. Bu sistemle birlikte diğer sistemlerin de Galaksi içinde döndüğünü düşünelim. Sayısız Güneş sistemi gibi sistemlerden oluşan ve aralarında ışık hızıyla milyarlarca yıl bulunan diğer sistemlerle birlikte Samanyolu Galaksisinin de döndüğünü düşünelim… Sadece düşünelim. Ama daha ötesi bizim beynimizin alabileceği şey değildir. Zira yine Kur’an-i Kerim’de: “Zaten size pek az bir bilgiden başka bir şey de verilmemiştir.” (İsra 85) diye buyuruyor Yüce Yaradan.

Başa dönecek olursak; ömrümüzün uzunluğunu dünya hesap ölçüleri ile yaptığımızda başka, bizim gezegenimizin içinde bir nokta kadar küçüldüğü sistemlerin çapına göre hesaplarsak başka olur. Bir günümüz, diğer gökcisimlerinin ne kadar süresidir? Bir yılımız diğer gezegen ve yıldızların kendi merkezleri etrafında dönmesinden meydana gelen yıllarının ne kadarıdır ve bizim yaşımız o cisimlere göre ne kadar zamandır? Sıfır nokta bilmem kaç olur, diyenlerinizi duyar gibiyim..

Evet, zaman kavramı göreceli bir kavram. Üzerinde yaşadığımız dünyanın yaşına göre de, içinde yer aldığımız evrenin her gün değişen zaman ölçü birimlerine göre de. Değişen zaman ölçü birimi dedim çünkü tüm evren bir balon gibi sürekli şişmekte ve yeni yeni yıldızlar doğmaktadır. Işığı sönüp evren boşluğunda ölen yıldızlar da olduğu gibi.. “Muhakkak ki bütün nefisler ölümü tadacaktır.” (Âli İmrân – 185) Dünya’nın da öleceği bir günden sonra döndürüleceğiz. Rabbimizin katında “Kıyamet günü elbette ecirleriniz eksiksizce ödenecektir. “ diyor ayetin devamında.

Milyonlarca galaksinin ve galaksilerden oluşan toplukların bir merkez (Arş) etrafında döndüğü bir evrende, bizim de hedefimiz tüm canlıların yok olacağı o güne dek insanca yaşama ve yaşatma olmalıdır. Yeryüzünde fitne yayan bir varlık olmaktan Allah’a sığınıp, sevgi ve aşk üzere yaratılan bu dünyada sevgililer sevgilisine ulaşana dek güzel işler yapalım. Kısa ve çok kısa olan ömrümüzün göz açıp kapatıncaya kadar olan süresini iyi değerlendirelim.

Reklamlar

About ramazanbey

Şiir dünyasına uzanan yolda bir yürek savaşçısı
Bu yazı Yazılarım içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s