Ramazan, Kara Afrika’da Kıtlık ve “Gönül Kazan” Kampanyası

Rahmet ve bereket ayı olarak adlandırılan Ramazan ayına kavuştuk. Başlangıçta; “Ağustos sıcağında nasıl tutulur. Hem günler uzun, hem de sıcak…” gibi vesveseler bizi korkuturken, sekizinci güne gelip dayanmışısız bile. Bir haftalık bir orucu ardımızda bırakırken gündemimize gelip oturan bir insanlık gerçeğimiz dikkatlerimizi Ortadoğu’ya ve ardından Afrika kıtasına yönlendirdi.

Ortadoğu “Arap Baharı” adıyla bilinen halk ayaklanmalarıyla çalkalanırken, devrimini gerçekleştiren ülkelerde taşlar tam yerine oturmadan, Libya ve ardından Suriye halkına karşı katliama varan derecede zülümler gerçekleştiriyor. Ramazan ayında silahların susmasını sağlamak için yoğun diplomatik girişimler, Suriye Baas rejiminin Hama Kuşatması ve halkın üzerine ölüm kusmasıyla karşılıksız kaldı. Hama’da yüzlerce insanın Ramazan ayı içinde öldürülmesi İslam aleminde “Haram aylar” olarak bilinen bir ayda kan dökülmesi anlamına geliyor. İslam milletleri arasında son zamanlarda, geleneksel hale gelen bazı kurallar ihlal edilmesi gelecek siyasal İslam konusunda ciddi endişeler vermektedir.

Bereket ve rahmet ayı olarak adlandırılan Ramazan ayında dikkatler Afrika üzerine çekildi. 1960’lı yıllara kadar Avrupa kıtasının yiyecek deposu olan bu bölgenin yeraltı ve yerüstü zenginlikleri sömürüldü. Küresel iklim bozukluklarından şiddetle etkilenen bölgenin kuraklıkla mücadele etme gücü kalmadı. Bir yandan da yerel sömürülmenin kolay olabilmesi için bölgede etnik yapılar kaşınarak çok kanlı ve insafsız bir çatışma ortamı oluşturuldu. Bu çatışmaların getirdiği göçler kuraklıkla birleşince bölgede başgösteren kıtlıktan kırılan milyonlarca çocuk ve insan ölümle kucak kucağa bırakıldı.

Bölgeyi “Karaafrika” olarak adlandırılıp acil insani yardım paketleri görüren BM ve diğer örgütler de yardım adı altında misyonerlik faaliyetlerinde bulundular. Bir ellerinde ekmek bir ellerinde incil aç, susuz, hasta ve bi-ilaç bir şekilde yaşayan insanları önce hristiyanlaştırdılar, sonra da bir lokma ekmek verdiler.

Aç ve çaresiz olan bu kıtadaki müslüman kardeşlerimize Türkiye Cumhuriyeti olarak topyekün bir kampanya halinde Ramazan Ayı’nın rahmet ve bereketinden yararlandırmak üzere bir kampanya düzenledik. Kampanya insanlığa örnek olabilecek düzeyde gayet sistematik ve yoğun katılımlı oluyor. Bu kampanyalara SMS yoluyla, banka hesaplarıyla ve daha bir çok yolla ulaşan halkımız gönüllerinden Afrika’nın o kara talihine bir ümit köprüsü kurdular. Bir tas çorba bağışlama yarışına giren halkımız, elbette bir tas çorba parasının birikerek dağ gibi bir yardım öbeği oluşturacağına inaniyor. Halk bunu yapadursun, yerel yönetimlerimiz de yerel bazda yoksul ve kimsesiz olan vatandaşlarımıza ellerini uzatarak gönülleri hoş etmeye çalışıyor. Bu gönül alma olayı Kocaeli’de ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi projesi olarak karşımıza çıkıyor. “Gönül Kazan” adındaki bu projede fakir ve kimsesiz yaşayan vatandaşlara özel paketler içinde piyasa değeri yüksek olan besinleri vatandaşın evine kadar servis ediyor.

Kimsesiz, yoksul vatandaşları bu mübarek vakitlerde hatırlayıp onların topluma yönelik kırılan ve küsen gönüllerini kazanmanın en büyük faydası hiç kuşkusuz toplum olarak iyi bir dayanışma örneği göstermedir. Topluma karşı mesafeli duran ve kendi dışındaki dünyaya değişik gözlerle bakan bu insanların gönüllerini kazanma paketleri ile Afrika’ya uzanan ellerimiz Ramazan’ın manevi bereketini bir kat daha da pekiştiriyor.

“Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir.” hadis-i şerifinin verdiği emirle toplumun her kesimine uzanmanın yolu bu tür yardımlaşma ve dayanışmalardır. Herkes bugün iftar yapmadan önce çevresini bir incelese, nice kazanmamız gereken gönül olacağını görecek ve belki de ömür boyu unutamayacağı bir dostun gönlünü kazanacaktır.

Ramazan-i şerifin tüm insanlığa huzur, barış ve mutluluklar getirmesini, birliktelik ve kardeşlik duygularımızın gelişmesinin sağlanmasına vesile olmasını diliyorum .

Reklamlar

About ramazanbey

Şiir dünyasına uzanan yolda bir yürek savaşçısı
Bu yazı Günlük içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to Ramazan, Kara Afrika’da Kıtlık ve “Gönül Kazan” Kampanyası

  1. Merhaba, durumu özetleyip gelinen noktada neler yapılabileceğine dair yazılmış, duyarlı bir yazı… Sadece Ramazan da değil, her zaman en yakınımızdakinden en uzağına kadar, aç ve muhtaç insanları düşünmeliyiz… Kendine Müslüman olmak, İslam felsefesini benimsememiş olmaktır… Kaleminize sağlık…

    • ramazanbey dedi ki:

      Sadece Ramazanlık yardımsever olmak elbette olmamalı. Güldalı Hanımın da belirttiği gibi iman ettiğimiz İslam felsefesi her zaman çevresine duyarlı insan ister. Komşusunun halinden bi haber yaşayan Müslüman’ın imanından şüphe duyulacağı muhakkak. Yukarıda yazımda belirttiğim İslam coğrafyasında akan kan maalesef Ramazan demeden ülkemize de sirayet ediyor. Otuz yıldan beri devam eden bir kardeş savaşında tansiyonu artırıcı karşılıklı manipülasyonlarla bayrama kanlı ve yaslı girmemize ve bayram sonrası gelecek olası kayıplarla daha da üzüleceğimize işaret haller var. Şİmdi doğru oturup doğru konuşma zamanı.. Kan ile otuz yıldır hallolmayan bir sorunu kan ile tekrar çözme gayretimizin ne derece akl-i selime sığınacağını iyi hesaplamak zamanıdır bence. Henüz vakit var iken iyi düşünülmeli. Provekatf olaylarla bir yere gidilemiyeceğimiz kesin. Sanki denenmemiş bazı yollar kaldığına dair güçlü bir kanım var. Bir daha düşünelim, ne olursunuz.. Nice yuvalara şivan düşmeden…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s