Sezen Aksu Bulvarı

İzmir’de halk, sanatçı Sezen Aksu’nun anayasa değişikliğine dair görüşlerini belirtmesinden dolayı, bir sokağa verilen ismine bile tahammül etmeyip imza toplayıp İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Konak Belediyelerine başvurarak bu sokağın adının değiştirilmesini istediler. Müracaat edenlerin dilekçelerindeki ibare şöyle: “Ülkemizin içinde bulunduğu “VARLIK-YOKLUK” savaşında, bu hanım ciddi bir “UMURSAMAZLIK”, “DUYARSIZLIK” içinde büyük bir “AYMAZLIK” göstererek siyasal iktidarın yandaşı olduğunu ilan etmiştir. Bizler, DEMOKRAT İZMİRLİLER olarak sokağımızın adının değiştirilmesini arz ve rica ederiz.”

Bunu fırsat bilen bazı tahammülsüz kişi/kişiler de belediye meclislerinin toplanıp karar vermelerine fırsat vermeden, “Sezen Aksu Sokağı” tabelasını söküp yerine mavi bir levhaya “145. Sokak” yazdırıp tabelasını astılar.

***

Sanat ve sanatçı anlayışlarının garip bir tanımı ve acayip bir bakış açısı var burada.. Herşeyden önce de ciddi bir toplumsal rahatsızlığın dayanılmaz kokusu. Toplumda müthiş bir kutuplaşma belirtisi hastalık haline gelmiş bir bağnazlık işareti de var. Bütün mesele, Sezen Aksu’nun hür iradesinin düşüncelerini sesli bir şekilde ilan etmesi… Yani Sezen Hanım, isminin bir sokağa verildiği hemşehrileri olan İzmirliler gibi “HAYIR” kampanyalarına katılmaması.. Sezen Aksu referandumda İzmirliler gibi “HAYIR” kampanyalarına destek verseydi ne olurdu peki? O tabela yerinde asılı kalırdı elbette. Ama “EVET” diyenler cephesinde Sezen Aksu’yu sanatından ve müziğinden dolayı dinleyenlerden bir eksilme olur muydu acaba? Kesinlikle olmazdı. Çünkü bağnazlık sadece sol ve sol zihniyette var. Yıllardır üniversite kapılarında başörtülü öğrencilerle başı açık öğrencilerin gösterdikleri dayanışma ve sahnelerin karşısındaki meydanlarda kola kola söylenen şarkılarda hoplayıp zıplayan ve dans eden gençlerin gösterdikleri bu iyi dayanışma örneklerinden maalesef bazı bağnaz kesimler nasiplenmediler ve ders almadılar..

Sezen Aksu Hanımefendi’nin bu referandumda EVET cephesinde yer almış olması O’nun sanatına zarar getirmez. Tam aksine cunta yanlılarının yanında yer almadığı için bu O’nu sanatçı duyarlılığı açısından daha da yüce kılar. Evrensel düşünceye sahip herkes darbe ve darbecilere karşı duran cephede yerini almalı ki, Sezen Aksu da bu erdemi göstermiştir. İzmir’de O’nu eleştirenler ise darbe avukatlığı yapan zihniyetin yanlarında yer almışlar ki bu zihniyet halkı düşman görmekle eş değerdir. Bir milletin sanatçısı o milletin genel geçer düşünceleriyle uyum sağlayandır. O milletin acılarıyla acılanan, sevinçleriyle sevinendir. O milletin sorunlarıyla ilgilenip onlara çözüm önerileri getirendir. O milletin şarkısını, türküsünü dillendirendir. Kendisine benzemeyenleri sanatçı olarak görmeyen ve tanımayanlar değildir sanatçı. Halk onları iğreti ve banal görür . Halka zorla empozelerin saltanatları fazla uzun sürmez. O yüzdendir ki yıllarca Sezen Aksu gibi isimler dillerden düşmezler. Halkın şarkısını ve dilini konuşan, onların halleriyle hemhal olan sanatçılar ölümsüzdür. Barış Manço, Kemal Sunal örnekleri güzel birer örnektir.

Halkın içindeki Sezen Aksu sevenleri, İzmir’de bir sokağa ismini yakıştırmıyor. Sokak adını yetersiz görüyor. Bu yüzden her şehirde bir bulvara “SEZEN AKSU BULVARI” teklifini yapıyorum.

Reklamlar

About ramazanbey

Şiir dünyasına uzanan yolda bir yürek savaşçısı
Bu yazı Günlük, Yazılarım içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

5 Responses to Sezen Aksu Bulvarı

  1. Müştehir Karakaya dedi ki:

    Düşüncelerini açık ve net olarak ortaya koymuşsun. Tebrik ederim. Her sanatçı Sezen Aksu gibi olmalıydı. Gerçekçi ve net.
    Gündem o kadar yoğunlaşmış ki, bunu da kimileri hiç görmeyecekler. Sezen yaşayacak ama o sokak hiç yaşamayacak…

  2. Nil Akın dedi ki:

    Demokrasi elbette çok sesli olacaktır.Demokrasilerde her kesimden insan görüşlerini özgürce beyan edebilir.Bu özgürce görüş beyanı, şiddete ve bölücülüğe varmadıktan sonra demokrasiye renk katar. Sezen Aksu da görüşünü açıkça beyan ederek demokratik bir insan olduğunu belli etmiştir. Bu hazımsızlık nedir böyle, çoğunluğun görüşüne saygı duymak zorundasınız efendiler!!!!

  3. ERKAN ARTAN dedi ki:

    Çok güzel yazmışsın hocam ellerine sağlık. chp ve yandaşları şunu çok iyi bilmeleri gerekiyoki demokrat olmak insanlara zorla bişey yaptırmak değildir. demokrat her insanın hatta halka mal olmuş insanlarında görüşelerini açık ve net bi şekilde ortaya koyabilmesidir. bu görüş ve görüşlere iyi veya kötü herkesin saygı göstermesi gerekir. işte chp de bunu yaparsa inanıyorumki birgün onlarda tekbaşlarına iktidara gelebilirler. bunu başaramadıkları içinde herzman iyi olan kazanacak.

  4. mustafa arslan dedi ki:

    solcularda bu hazımsızlık olduğu sürece ömür boyu ikdidar olma şansları olamaz.

    asker, danıştay ve yargıtaydan umut bekleme dönemi de bitti…Sonuç hüsran yani…

  5. ramazanbey dedi ki:

    Mesele sağ-sol meselesi değil gerçekten. Halkı sürü mantığıyla yürüten ve gününü kurtaran bir sistemin meselesidir. Konuşan ve dillenen bir ülke istemeyenlerin sığındıkları gerici, yobaz ve daha içi tamamen çirkef olan bir çok sözcükle bizi birbirimize düşüren zihniyet meselesi.. Konuşmayınca problem yok.. Konuşunca ve işin farkındalığına varınca sarıldıkları silahlar da ellerinden alınınca kuyruk acısıyla son çırpınışları bunlar.. Oy kullanırken sorulan bir soru üzerine “Siz konuşan bir toplum istemiyor muydunuz?” diye soruyor. Gerçekten istemedikleri de belli oluyor böylece..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s