Seninle Aşkımı Tazeliyorum İstanbul

Yeryüzünde hangi şehir verir bana senden aldığım bu lezzetle bu tadı? Hangi coğrafya parçasında bulurum bunca zenginliği? Her mevsim kendine has bir gömleğin var. Her semtine göre bir rengin, bir kültürün. Her sokağa göre değişik bir oyunun. Her eve göre türlü türlü dillerin.

İstanbul…

Soğukların bir başka.. Yağmurunun, karın bir başka.. Trafiğin başka, yollasrın başka başka… Her şeyine rağmen İstanbul seninle hayat bambaşka…

İlkbaharda erguvanlar süsler boğaz sahillerini. Kokusundan geçen gemiler mest olur, gemiciler mest olur…

Yazın dallarında tombul tombul olur çeşişt çeşit kirazların. Yiyen bir daha yemek için arar durur.

Sonbaharı parklarında, korularında sarı yapraklar düşerken kıtır kıtır ayakları altında elele tutuşmuş sevgililerin…

Çamlıca’nda akşam üstü bir başka gelinlik giyersin İstanbul !..

Moda sahillerinde derin olur enginlerin.. Alıp başını alası gelir insanın…

Beykoz’unda boğazı köşklerde yaşamak lazım. Üsküdar’da Kızkulesi ile koyun koyuna yatmak lazım.

Beyoğlu’nda volta kırarken celallenip nara atmak lazım..

Eminönü’nde manevi bir ele tutunmak lazım.

Avrupa istersen git Bakırköy’üne, Doğu istersen al sana Fatih ve Eyüp bekler seni…

Geceleri renkli olur Avcılar’ın sahilinde, Beylikdüzü almış başını gidiyor. Mecidiyeköyle, Levent’le, Şişli’yle yarışıyor.

Bir dünya başkentisin İstanbul… Bir devin rüyasısın sen İstanbul.

Sultan Suleyman aşık oldu narin bakışlarına, sevgilisine saray yaptırdı, boğazının serin sularına bakan bir saray… Hazret-i Muhammed (s) işaret buyurdu fethini, nice merdanlar gelip feda etti canlarını uğruna.

İstanbul…

Rüya şehir…

Rüyaları süsleyen bir şehir. Geceleri başka güzel olur, gündüzleri başka.. Her zaman ve her şartta ayrı bir yük olsan da sende yaşayanlar ayrıldıktan hemen sonra seni özlemeye başlıyor. Seni bütün çilelerinle seviyor çünkü halklar.. Kendini yaşanılmaz ve çekilmez hallere soktuğun halde, seni bırakıp gidemememiz nedendir sanıyorsun İstanbul?

Küçükken, Anadolu’nun ucra köylerinde sana dair hayaller kuranlar seni bulduktan sonra bırakmak istemeyenlerdir. Kovsan da, dövdürsen de, aç da bıraksan, yoksul, evsiz, barksız bıraksan da insanlar gitmiyorsa bil ki çok seviliyorsun İstanbul..

Sen günahları alıp sinende eritensin. Bir gece gibisin hataları örtmede. Sen eşkiyanın gündüz ortası gelip gizlendiği geçit vermez dağların mağaralarından daha ketumsun. Sen her ne aranıyorsa hemen verensin. Sen her ne istenmiyorsa gizleyensin.

İstanbul..

Çok şey söylemek isterdim senin için. Çok şey yazmak isterdim uğruna. Lakin sözü NEDİM söylemiş zamanında ol sözü:

Bu şehr-i Stambul ki bi misl-ü behadır
Bir sengine yek-pare Acem mülkü fedadır

“Bu değer biçilmez istanbul şehri ki dünyada bir benzeri daha yoktur. Oranın bir tek taşına, iran diyarı (veya bütün ecnebi ülkeler) baştanbaşa feda olsunlar”.

Devam Edecek >>>>

Reklamlar

About ramazanbey

Şiir dünyasına uzanan yolda bir yürek savaşçısı
Bu yazı Denemeler, Günlük içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s