Sınav Teri

Bu soruyu mutlaka cevaplamalıydı. Kendisi için çok önemli bir şeydi bu. Tüm soruları doğru çözdüğüne inanıyordu. Bu soruyu da doğru cevaplarsa sınavda birinci olacak gibi bir his kaplamıştı içini.. Yanlış cevaplarsa belki de sınavı kaybedecekti. Aslında tüm sorulara bu titizlikle cevap vermişti. Ancak bu soru, bu soru çok kurcalıyordu kafasını. Seçenekler arasında gidip geldi şöyle… A,B,C,D,E.. Harfler birer balyoz gibi olmuş, beyninde zonklanıp duruyordu. Döndü dolaştı seçenekler etrafında. Seçenekler üzerinde tahminler yürütebilecek halde de değildi.

Tık tık tık… Kafatasının içinde zonklayıp duruyordu cümleler, birer karadelik oluyordu sözcükler.. Yutulmak üzereydi. Kafasını masaya koydu. Uzun ve siyah saçları sınav kitapçığının üzerine yayıldı. Gözlerini kapattı. Beynin içine hücum eden düşüncelerini kovdu. Tertemiz olmuştu şimdi her şey. Sınav salonunda olduğunu hatırladı birden. Diğer sınava girenlerin dikkatlerini çekmemek ve belki de kötü olmalarına sebebiyet vermemek için başını kaldırdı masadan.

Yüzü ve boynu ter içinde kaldığından tenine yapışan saçlarını elleriyle ayırdı. Sınav kağıdına bakınca gözlerinin nemlenmesinden yazıları bulanık görmeye başlamıştı. Masanın bir ucuna koyduğu ıslak mendil paketinden bir tane çıkarıp gözlerini, yüzünü ve boynunu sildi. Bileklerini de ovup mendili üstündeki ceketin yan cebine koydu. Biraz olsun ferahlamıştı. Çerçevesiz ince kenarlı gözlüklerini kutusundan çıkardı, “huh”layıp bezle sildi, taktı. Sorulara tekrar baktı, baktı… Hafızası hâlâ bulanıktı.

Seçeneklerden A seçeneği doğru olarak düşündüğü seçenek idi. Ama C ve E seçenekleri de doğruya yakın duruyordu. B olamazdı. Bu kesin. Maddenin kanununa ters düşerdi eğer buna doğru cevap vermiş olsaydı. Evet, evet B olamazdı. D de doğru cevap olamazdı. Bu da en B kadar bariz idi. C ve E seçenekleri yamuk duruyordu. Tıpkı karşısında oturup bacak bacak üstüne atmış ve kendisine sırıtarak bakan gözetmen gibiydiler… Gözetmen gâh sağ bacağını kaldırıp solun üstüne atıyor, gâh sol bacağını sağın üstüne… C ve E bunlardan hangisi acaba? A seçeneği salon başkanı gibi dik duruyordu. ‘Ben doğruyum, beni işaretle, beni işaretle” der gibiydi. Ama C yani gözetmenin sol bacağı, sağa sola kıvrılıp duruyor.. Yorulunca E yani sağ bacakla yer değişiyordu. Oysa A dimdik duruyordu. A’nın doğru cevap olduğu tıpkı salon başkanının saçsız başı gibi ayan-beyan ortada idi. Evet evet A olmalıydı doğru cevap… Ama C ve E gözetmenin pencereden gelen havadan etkilenip sağa sola dalgalanan saçları gibi dalgalanıyordu gözünün önünde. C ve E’yi yani sarıya yakın düz ve kumral saçları olan orta yaşlardaki az da olsa alımlı ve yakışıklı sayılabilecek sınav gözetmenini mi yoksa A’yı yani, saçsız kafasıyla tam bir otoriter tipi olan salon başkanını mı tercih etseydi… Uzun saçlar… Kendisinin de saçları uzundu ama, oldum olası uzun saçlarını sevmiyordu. Özellikle yıkanması ve taranması bir hayli sorun oluşturduğundan zaman zaman kesmeyi de düşünmüştü. Ancak arkadaşları buna karşı geldiğinden buna fazla cesaret edememişti. Uzun saçlar da hem bit, sirke gibi bilumum haşereler de bulunabilirdi. Ancak saçsız kafada böyle bir sorun yoktu. C ve E seçenekleri de zaten bu yüzden hep muğlâk idi. Ama A bariz bir şekilde göz önünde duruyordu. Ama C’den A’ya doğru yakın ilişkiler kurmaya başlamıştı içinden… Öfff… Başına yavaş yavaş giren ağrılar başının her yanını sarmaya başlamıştı.

Ne zor bir bilmece idi bu. Keşke sayısalcı olsaydı. Sayısal soruların cevapları bu kadar çetrefil olamazlardı. Verilenler belli, istenenler belli, çözüm doğru ise net bir sonuç çıkardı ortaya. Çözüm doğru değilse seçeneklerden birini tutturma ihtimali de az olurdu. Doğru çözümde kesin sonuca varma çok büyük olasıydı. Ama kimse ben sayısalcı veya sözelci olacağım diye kendini kanalize ederek işe başlayamazdı. Kiminin kafası sayısal alanda çalışırdı, kiminin de sözel alanda. Büyük bir gayret göstererek alan değiştirebilirdi belki ama bu kadar zorlama cesareti bulamamıştı kendinde. Ama onun istediği meslek sözel alanı gerektiriyordu. Bu yüzden sayısala kayma düşünceleri tamamen yok olmuştu kendi kendine… Bazı vasat insanlar da vardı ki her iki alanda da biraz biraz basardı kafaları. Kendisinin diğer alanda kafası maalesef hiç yoktu.

Gidip gelmelerden sonra tekrar döndü kendi gerçeğine.. Tekrar C ile A arasında biraz kıyaslama yaptı. C mi? A mı? E’yi de uzak bir ihtimal olarak düşündü bir an. Çok uğraşmıştı bu soruyla. Artık bir an önce sonuçlandırmalıydı. “Onu mutlaka çözeceğim” dedi içinden. E değil tamam. Buna kararını verdi. Artık E’yi düşünmeyecekti. Kesin ya A diyecekti, ya da C. Bu iki seçenek arasında son kararını verecekti artık. A salon başkanının saçsız parlak kafası gibi net duruyordu. C ise gözetmenin bakımlı dalgalanan saçları gibi. Sol bacağı sağ bacağının üstünde yorulmuş olmalı ki yere kaydı. O an gözlüklerinin arkasından gözlerinin kapanmakta olduğunu gördü. Üstteki bacak diğerinin üzerinden kayıp yere düşünce gözetmen oturduğu plastik sandalyeden biraz hızlı sayılan bir hareketle kalkarak kendisinin koridoruna doğru yürümeye başladı. Kendisine yaklaştığında bakışları birbirlerini buldu. Uzun uzun bakışarak tam kendi sırasının önüne gelip kâğıdına bir göz attı. Bitirmişsin, dercesine bir mimikle elinin parmaklarının uçlarını birleştirip yukarı aşağı doğru sallamaya başladı. Diğer elinin parmaklarını da uzun saçlarının arasına daldırıp saçlarını arkaya atınca ince bir saç teli parmaklarının arasından kayıp masasına doğru düştü. İncecik kılın hareketlerini takip etti. Saç teli havada bir iki akrobatik hareket yaptıktan sonra kitapçığının üzerine tam da takıldığı sorunun üzerine düştü. O da ne? Saç teli A seçeneğinin üzerini boydan boya kapatmıştı. Bunu ilahi bir işaret olarak kabul etti. Hiç tereddüt etmeden A seçeneğini cevap anahtarına işaretledi. İnce uzun saç telini de özenle alıp gözlük kutusunun içine yerleştirdi. Masasını ve evraklarını toplayıp kalkıp başkanın kürsüsüne doğru yürüdü. Salon başkanı onun evraklarını alırken, gözetmen listedeki isminin karşısına imza atması için kalem uzatıyordu kendisine. Kalemi alırken elleri birbirine değdi. Elleri sıcacıktı. Hafif bir ürperti kapladı içini. Gözetmene imzayı attıktan sonra kalemi uzatırken, hafifçe gülümseyerek “Hayırlı olsun.” dediğini duydu. “Teşekkür ederim” dedi o da. Salondan ayrılırken kuş gibi hafiflediğini ve hızla çarpan kalp hizasından aşağıya doğru bir terin sızdığını hissetti.

Reklamlar

About ramazanbey

Şiir dünyasına uzanan yolda bir yürek savaşçısı
Bu yazı Öykülerim içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

5 Responses to Sınav Teri

  1. rabiye dedi ki:

    güncel bir konu
    güzel anlatım

  2. nar şairi dedi ki:

    üstad, selam, hikaye sıradan bir hikaye olarak akarken( arada herflerin bu kadar sık yer alması hoş olmamakla birlikte) iş, sutyen arasından kayan ter damlasıyla bitmesi ve finalde kısa bir duygusal dalgalanma ile finale ermiş. burası olmasa iyiymiş. bunu düşünsel planda demiyorum edebi olarak hoş durmamış. ne diyeyim. muhabbetle kal

  3. ramazanbey dedi ki:

    Sayın Nar Şairi, Dostum, ben olmazsa olmaz bir hikayeci değilim. Topu topuna on tane denemem yoktur. Bilirsiniz asıl deneme ve şiirde kendimi pişirme gayreti içindeyim. Ne kadar başarılı olduğumuz da tartışılır elbette. Bu hikayede harflerin sık yer alması gerekiyor çünkü kişi harflerle, seçeneklerle boğuşuyor. Ha belki seçeneklerin A,B,C.. şeklinde değil de cevabın kendisi yorumlanabilirdi belki, ama bu kez de seçenek ile salon başkanı ve gözetmeni arasındaki ilişkisini oluşturmak zor olurdu. Duygusallık konusuna ben de anlam veremedim, işte öyle oldu:) Sutyen meselesinde hak veriyorum ve hemen son cümleyi değiştirdim. Allah’a emanet ol, kendine iyi bak..

  4. isimiz dedi ki:

    çok güzel cevap vermişsiniz ramazan bey tebrik ederim.lütfen banada cevap yazın.sizin yazılarınızı beğenerek okuyorum…Basarılarınızın devamını dilerim.

  5. ramazanbey dedi ki:

    size nasıl bir cevap yazmamı beklerdiniz sayın İsimsiz okurum.. Size de isminizi yazacak kadar okuma ve yazma öğrenmenizi tavsiye edebilirim ama.. 🙂 Beğenileriniz için teşekkürler… En iyisi okumaya devam…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s