Nusret Abi’siz Bir YeniŞafak

nusretozcan-unutmayacagiz1.jpg

YeniŞafak Gazetesi’nin Topkapı’daki yerini ilk ziyaretimde görmüştüm onu. Daha sonra Melih Bayram Dede vasıtasıyla tanışma ve sohbet etme fırsatı bulmuştum. O’nun münis ve candan biri olduğunu selam vermesinden hemen anlamıştım.

Sık sık gazeteye uğrayıp sohbet etmek için bahane bulmama gerek yoktu. Beni gördüğünde kucağını açar göğsüne bastırıp sıkardı. Nurani yüzüne yüzümü sürdüğümde o pamuk sakallarına doymazdım.

Sık sohbetlerimizde o nuranî çehresine yakıştıramadığım sigaradan o da müzdarip oluyordu. Ama nostaljik anlatımlarında sigaraya dair anlatılarını da dinledikçe keyiflenir ve bir tane de ben yakardım…


Hoşsohbet bir insandı. Gazetede onunla çalışan herkes ağarmış saçı ve sakalından ve o çehrenin verdiği misyonu taşıyan karakterinden dolayı onu sever ve sayardı. İş esnasında başı daralan ve sıkışan herkesin kurtarıcı “Nusret Abisi” idi.

Kendisini her ziyaretinde bir konu bulup uzun uzun konuşurduk. Konuşmalarında neşelenip kahkahayı bastığında ya da birine kızgınlığını ifade ettiğinde “Allah seni fena etsin!” derdi. Bana da bu ifadeyi ilk kullandığında maksadını anlamamıştım. Kızarıp bozardığımı görünce düzeltme gereğini hissedip o müşfik sesiyle “Fena olmak “Allah’a kavuşmak” demektir.” demektir.

Kendisini ziyaret ettiğim bir gün çocuklar gibi şen olduğunu görmüştüm. Melih Bayram Dede’den haberini almıştım sevincinin.. Gazete yönetimi karar almış O’nu kutsal topraklara gazeteyi temsilen gönderiyordu. Kendisini tebrik edip sohbet etmek istemiştim. Ancak o gün Nusret Abi’yi durdurmak mümkün değildi. Masalar arasında uçuyordu adeta. Gazetenin yeni binasına sığmıyordu. Ona sohbetine kavuşmak için uzunca beklemek zorunda kaldım o gün. Gazetenin çay salonunda uzun uzun sohbet ettikten sonra helalleşerek dua etmesi temennisiyle ayrıldık. Kısa bir süre sonra bir ay boyunca Nusret Özcan’ın Mekke’den ve Medine’den bildirdiklerini okuduk durduk hemen hemen hergün..

“Nusret Abi hasta” demişti Melih son ziyaretlerimden birinde. Telefonla arayıp halhatır sorduğumda, anjodan sonra evde istirahate çekildiğini öğrenmiştim.

Zaman zaman gazeteye uğrasa da artık Nusret Abi’yi dönülmez bir yolun içinde olduğunu anlamıştık. O günden sonra bir iki kısa görüşme imkanımız olmuştu… Dünya işleri ve türlü türlü hallerden dolayı gazeteye uğrayamaz olduk. Gazete sayfalarından değil de ölüm haberini emeğinden emareler taşıyan Dergibi(www.dergibi.com)’den öğrendim.

Bizi bırakıp ötelere binlerce dostunu gözyaşlarıyla koyup giden Nusret Abi’den sonra YeniŞafak kapılarında bir nur eksiklğini son ziyaretimde anlamıştım.

Ah bir kalkıp gelsen de gazetede nurdan bihaber ne simaların türediklerini görsen bir abi…

Reklamlar

About ramazanbey

Şiir dünyasına uzanan yolda bir yürek savaşçısı
Bu yazı Günlük içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s