Monthly Archives: Temmuz 2007

Keşke Bir Çoban Olsaydım

Çobanlar yeryüzünün en mesut insanlarıdır, dersem filozofça bir laf mı etmiş olurum… Zira onlar doğanın sesini dinlemede ustalar.. Doğanın sesi yani içimizin renklerinin dışa vurumu.. Çevrenizde trafik denen zamane stres kaynağı olmazsa, gecenin bir yarısı kalkıp balkonda oturmanızı ve gecenin … Okumaya devam et

Günlük içinde yayınlandı | 4 Yorum

Bozulan Dengeler ve İnsanlık

İnsanoğlu yaratıldığı günden bu yana sonunu hazırlamak için çalışıp çabalamaktadır. İlk insandan günümüze değin, çevresine ve hemcinslerine zarar vermekle başlamış işe… Yeryüzüne fesat salmakla meşgul olmuş sürekli.. Tarih boyunca milyarlarca insanı bir hiç uğruna katledip durmuş. Gelecekte kendisini veya neslini … Okumaya devam et

Günlük, Yazılarım içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Hayırlı Olsun

Ülkem seçimini yaptı. Halkın %80’inin iradesinin sandığa yansıması, bu sıcak ve kurak geçen yaz günlerindeki halkımızın gündeminin ne olduğunu göstermiştir. Uc kesimlerden milliyetçilerin zaferlerini ilan ettikleri bu seçimden oluşan meclisimizden halkımızın barışa ve huzura kavuşması yönünde kararların çıkmasını temenni ediyoruz. … Okumaya devam et

Günlük içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Dostum

Hep aynı kapılarda dileniyoruz. Yüzümüze bin kere kapansa da, yüreklerimizi siper yapıp her seferinde tekrar tekrar çaldık kapıları. Aklımızı çiğnettik duygularımıza. Bin kere kovulduk arsız gülüşlerle. Kapaklanıyoruz yüzüstü şiirlere .. Her defasında yeni bir umut tohumu diriliyor derinliklerinde sabrın. Kuşandıkça … Okumaya devam et

Günlük içinde yayınlandı

Nusret Abi’siz Bir YeniŞafak

YeniŞafak Gazetesi’nin Topkapı’daki yerini ilk ziyaretimde görmüştüm onu. Daha sonra Melih Bayram Dede vasıtasıyla tanışma ve sohbet etme fırsatı bulmuştum. O’nun münis ve candan biri olduğunu selam vermesinden hemen anlamıştım. Sık sık gazeteye uğrayıp sohbet etmek için bahane bulmama gerek … Okumaya devam et

Günlük içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Masal Tadındaki Zamanlar..

Çok eskiden demeyeceğim, bizim çocukluğumuzda, daha köylere siyah-beyaz televizyonlar gelmemişken köy evlerinde toplanırdık. Annelerimiz, ninelerimiz, dedelerimiz bize gece yarılarına dek süren destanlar, efsaneler ve cenknâmeler anlatır veya okurlardı. Biz onları zevkle dinlerken, onlar bize sürprizler yapar en heyecanlı yerinden kesiverirlerdi. … Okumaya devam et

Masallarım içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Masalcı Dedem

Koca yaşlı dedem vardı Bu dünyada bir tanemdi. Her gün tutardı elimden, Ballar akardı dilinden. Gezerdik hep sokakları Anlatırdı hep dağları. Bir keresinde demişti: Oğlum bak çok yaramazsın, Neden ki hiç uslanmazsın?

Masallarım içinde yayınlandı | Yorum bırakın