Yanıltılan Tarih ve Katliam

Ermeniler Selçuklu ve Osmanlı egemenliğinden önce Doğu bölgelerimizde Kürtlerle birlikte yaşamaktayken Kürtlerin Müslüman olmalarını ilk başlarda hazmedememişlerse de hâkim olan güç olduklarından sessiz kalmak ve iyi ilişkiler içinde bulunmak zorunda kalmışlardır. Bu durum uzun yıllar barış içinde sürerken Birinci Dünya Savaşı ile işler tamamen karışmıştır.

Osmanlı zayıflamış ve dağılmak üzeredir. Sırplar, Bulgarlar, Macarlar, Arnavutlar birer birer koparken Doğu illerinde yaşayan Kürtlerin içinde de Amerikalı ve İngiliz ajanların yıllar süren sinsi çalışmaları sonucu çalkantılar baş göstermiştir. Kürt hareketi başlangıçta ciddi boyutlara gelmek üzereyken, Rusların 1914’ki bölgeyi işgali bu hareketin yavaşlamasına ve hatta bitmesine neden olmuştur. Çünkü mesele milli bir mesele olmaktan çıkmış din ve namus uğruna “Urıs Gâvuru” ile mücadele meselesi olmuştur. Ruslar bölgeyi işgal etmekle kalmamış. Doğubeyazıt dolaylarından başlamak üzere bölgedeki Müslüman Kürtleri önlerine katarak bölgeden uzaklaşmak zorunda bırakmışlardır. Bu olayların tanıklarından biri de bizzat kendi ailem. Biz de ailece Doğubayazıt’tan göç ettirilmek zorunda bırakılmışız.  Ama bu durumu kabullenmeyen bölgenin ileri gelen aşiret reisleri ve şeyhleri özel milis kuvvetler kurarak sık sık Ruslarla savaşmışlar. Ruslar bir yandan Kürt kuvvetlerle savaşırken, bir yandan da Kürtlerle o güne kadar iyi komşuluk ilişkileri içindeki Ermenileri silahlandırıyorlardı. Ruslar Doğu illerinden Bitlis-Baykan sınırındaki “Deliklitaş” mevkiinden ileri geçip Diyarbakır’a inmeyi planlıyordu. Ancak bölgede başta Bediüzzaman olarak bilinen Said Nursi’nin de aralarında bulunduğu aşiretlerin ve sivil inisiyatifin oluşturdukları silahlı kuvvetlerince durdurulup kayıplara uğratılıyordu. 

Ruslarla mücadele edilirken, içimizdeki Ermeniler de çeteler kurarak silahsız kalan Kürt köylerine saldırıyor, Ağrı, Van, Erzurum, Muş, Bitlis yörelerinde acı tablolar ve kanlı sahneler oluşturuyorlardı. 1917’de de içlerindeki Bolşevik İhtilali nedeniyle Ruslar defolup gidince silahlarını içimizdeki Ermenilere verip gittiler. Ermeniler de bu silahlarla yıllardır komşu ve “kirve” olarak birlikte yaşadıkları bizim Kürtleri kesmeye başladılar. Bu katliam aylarca sürdü. Ruslar çekilirken bölgedeki savaşlarda esir olarak alıp beraberinde götürdükleri insanlardan biri de benim büyük dedem Hasan ve kardeşi Hamza’dır. Dedem Hamza esir olarak tutulduğu Moskova’dan kaçıp kurtulurken, dedem Hasan da yaralı olduğundan gelememiş ve orada şehit olmuştur.

Rahmetli nenem yaşanan acı günlerin en canlı şahidi idi. Benim de gördüğüm iyi bir kaynak idi. Anlattıkları olaylar tüyleri diken diken edecek boyutlarda. “Ermenilerin yaptıklarını Ruslar bize yapmadı oğlum” diyordu. “Ruslara biz el kaldırınca vurmuyorlardı. İnsaflıydılar. Ancak Ermeniler insaf nedir bilmezlerdi.” Gözleri dönmüş Ermeni çeteleri artık silahlanarak daha da güçlendiklerinden köylere girip erkekleri toplayarak samanlıklara doldurup benzin döküp ateşe veriyorlarmış kaçıp kurtulanları süngülerle öldürüyorlarmış…

Kadınlara tecavüzler ve hamile kadınları alıp karınlarını süngülerle deşmeler… Erkek ceninleri dirgen ucuna takıp naralar atarak sokaklarda dolanmalar..  Köyden çıkıp giderken de güzel kadın ve kızları beraberlerinde götürmeler de doğal olarak yaptıkları şeyler…

Anlatılanlar hikâye değil. Tarihsel gerçekler…  Kendi ailemin de içinde olduğu bir ibret tanıklığı..

‘Sonra ne mi olmuş?’ Sonrası malum. Kazım Karabekir komutasında o güne kadar düzensizce bulunan gönüllü milis kuvvetleri düzenli ordu haline getirilmiş ve içimizde birer çıban olarak büyüyen Ermeniler bölgeden temizlenmiş.  “Temizlenmiş” kelimesinin altında “katliama uğratılmış” anlaşılmasın. Sınırlarımızdan çıkarak Ermenistan’a kaçanlar kurtulmuştur. Silahlı direnen kuvvetler de savaşın doğal sonucu olarak öldürülmüştür.

Karşılıklı savaşta kesilip öldürülmeleri eğer katliam sayarsanız başka. Ancak silahsız köyleri basıp silahsız insanları toplu olarak öldürme işi Ermenilere karşı değil, Ermenilerce Kürtlere yapılmıştır.

Şimdi “Ermeni Hamisi” kesilen Avrupai amcalara demem şu: Tarihi iyi ve yansız okuyun. Bunu görmeyen hangi milliyetten olursa olsun yanılgı içindedir. Tarihi Ermeni kaynaklarından okuduğunuz gibi, bağımsız kaynaklardan da izleyin. Ve bölgede Rusların ve Ermenilerin elinden zülüm görmüş milyonlarca Kürt ailesinden sadece bir ailenin varisi olarak bize de sahip çıkılmasını ve “Ermenilerin Kürt Katliamı” yaptıklarını kabul etmelerini ve Ermenistan’a atalarının bu eylemlerde dolayı tazminat talebimi savunsunlar…

Reklamlar

About ramazanbey

Şiir dünyasına uzanan yolda bir yürek savaşçısı
Bu yazı Yazılarım içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s