Altı yüz altmışıncı yaprak

Yorgunum. Dalımdan bugün de bir yaprak düştü ayaklar altına.

Titrediğimi, üşüdüğümü hissettim. Üşüyorum çünkü çıplak kalıyor dallarım. Yapraklardan soyunuyor. Soyundukça üşüyorum.

Ömrümden düşen onca yaprağı saymamıştım senden ayrılana kadar. Seni yitireli takvimlerden, dallardan kopan her yaprak artık başka bir anlam kazanıyor. Seni kaç yaprak sonra bulacağımı hesap edemiyorum artık.

“Yok öyle bir ihtimal, bekleme boş yere!” diyenler ile “Düşen yaprakları saymaya devam et!” diyen aklım ve duygularımın arasında sıkışık kalmışım. Duygularım galip geliyor her seferinde.

Kaçıncı yaprak düşüşünde geleceksin ey sevgili!